Bir sonraki


95-Cuma vaktinde cuma farz olmayan birisini dükkanda bıraksak o süreçte kazanılan para câiz olur mu?

63 Görüntüleme
Lâlegül TV
41
Yayınlama Tarihi 14 Nov 2018 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Cum’a vakti dükkanı kapatıp câmiye gidiyoruz. Cum’a farz olmayan birisini (çocuk ya da gayrimüslim) dükkanda bıraksak o süreçte yapılan alışverişlerde kazanılan para câiz olur mu?

Öncelikle Allâh-u Azîmüşşân Cum’a Sûresinde “Cum’a günü cum’a namâzı için namâza çağrıldığınızda alışverişi bırakın, namâza (câmiye) gelin” buyurmaktadır. Cum’a saatinde yapılan alışveriş için bâtıl veyâ fâsid ifâdesini kullanamayız, mekrûhtur ifâdesini kullanacağız. Çünkü cum’a saatinde yapılan alışverişin nehyedilmiş (yasaklanmış) olmasındaki etken farz olan cum’a namâzına gitmekten alıkoymasıdır.

Yaptığınız alışveriş cum’aya gitmeye mâni olmayabilir, bu mümkündür veyahut bir insan alışveriş yapmadığı halde başka bir eylem (fiil) ile cum’aya gitmekten alıkonulabilir. Cum’a saatinde piknik yapması, muhabbet etmesi, kahveye gitmesi veyâ balık tutması gibi… Fukahâ “buradaki cum’aya gidememe problemi akdin lâzımî bir vasfı değil ondan ayrılması mümkün olan mücâvir bir vasıftır” diyor.

Bu problem alışverişi külliyen bâtıl ve fâsid edemez belki hâricî bir problem oluştuğu için alışverişi mekrûh yapar. Netice olarak cum’a saatinde yapılan alışveriş mülkiyet ifâde eder ve bu akid lâzımî olur. Malı teslim etmekle mükellef olup parayı alıcaktır ve konuşulan bedel neyse onu alacaktır. buralarda bir sıkıntı yoktur ama yapılan bu eylemde hâricî bir nedenden dolayı problem oluştuğu için şer’i şerîf bu alışverişe “mekrûh alışveriş” diyor ve kişi için her ne kadar mülk ifâde etse de buradan elde edilecek kazancı da çok meşrû bir yoldan elde etmiş olmayacağından dolayı (mekrûh akid olması itibârıyla) hoş karşılamıyor.

Cum’a saatindeki alışveriş mekruhtur. Yasaktır, harâmdır, günahtır ama meselenin fıkıhsal, hukuksâl olarak karşılığına bakıldığında alışverişte bir halel yoktur. Yapılan alışveriş geçerlidir ama yapılan bu alışverişte hâricî bir emir (cum’aya gitme emri) çiğnenmiştir. Bundan dolayı bir yasak çiğnenmiş olacağından dolayı âhirette mu’âhaze edileceksin. Burada kazanılan paraya haram denmez ama bu işlemden dolayı kişi günah işlemiş olacaktır.

Cum’a farz olmayan çocuk, gayrimüslim, misâfir veyâ cum’aya gitmeye engeli bulunan hasta vs. gibi kimselerin dükkana bırakılmasından bahsediyor. Şimdi bu dükkana bırakılacak ve bu kişi bir satış yapacak. Bunun açısından cum’a farz olmadığından dolayı “cum’a saatinde alışveriş yapma” hitâbı buna taalluk etmiyor. Akid tek başına yapılan bir işlem değildir, karşıda bir muhâtab olması (bir alıcı veyâ satıcı) gerekir. Bu sefer karşı taraftaki kişi de cum’a farz olmayan kişilerdense problem yoktur. Böyle bir durumda sizin oraya koyacağınız cum’a farz olmayan bir kimsenin satış yapmasında bir sıkıntı olmaz. Dolayısıyla bu yasak bunlara hitâb etmeyecektir.

Bulunan yer itibârıyla cum’a farz olan kişilere hitap eden bir yer (şehrin merkezi vs.) bu durumda her ne kadar sizin oraya koyduğunuz kişiye cum’a farz olmasa da cum’a farz olacak kişilere hizmet etmesi ve onların alışveriş yapmalarına imkân tanıması günâha yardım etme olacağından dolayı kerâhetten hâlî değildir. Kişi kendi açısından sorumludur, ben cuma ile mükellef değilim diyebilir. Kerâhet benim açımdan yoktur ama karşı taraf açısından kerâhet vardır, mekruhiyet vardır. Karşı tarafın bu mekruhiyeti işlemesi sâdece onun değil benim ona desteğimle, yardımımla olacağı için o zamân sebep olmak açısından kişi o günaha ortak olmuş olacaktır.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki