Bir sonraki


94-Üstümüze balık kanı bulaşabiliyor değiştirme imkânı olmuyor.Bu şekilde namâz kılmak câiz olur mu?

21 Görüntüleme
Lâlegül TV
36
Yayınlama Tarihi 02 Nov 2018 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Biz balıkçılıkla uğraşıyoruz. Üzerimize balık kanı bulaşabiliyor ve üzerimizi değiştirme imkânımız olmuyor. Namâzımızı bu şekilde kılmamız câiz olur mu, ne mikdâra kadar kurtarır?

Burada balığın küçük olması veyahut da büyük balık olması bu sual çerçevesinde değerlendirmelidir. Bu noktada Hanefî kaynaklarına baktığımızda “el-Mavsılî-Muhtâr” isimli eseri ve yine kendi kitâbına yapmış olduğu şerhte “el-ihtiyâr” isimli eserinde ‘’balık kanının necâseti-hafîfe olduğunu ifâde etmiştir. Necâset ikiye ayrılıyor. 1-Galîza (ağır) olan necâset 2-Hafîfe (hafif) olan necâset. Galîza olan necâsette af daha az iken hafîfe olan necâsette af mikdârı biraz daha fazladır. “El-Mavsılî-İhtiyâr” isimli eserinde ise balık kanının “Necâset-i Hafîfe” olduğu buna göre bir uzvun veyâ temâs etmiş olduğu elbisenin dörtte birinden az ise bunun zarâr vermeyeceği ama dörtte birinden fazla olması durumunda namâza engel olacağını ifâde etmiş ve yıkanılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Balığı yerken üzerinde balık kanının bulunması noktasında zarar vermeyeceği ama kendisinin necis olacağı ayrımına gidiyor.

Farklı kaynaklara baktığımız zamân özellikle Hanefî mezhebinin temel kaynakları “Kitâbü’l-Asl’ı ve yine “Camiu's Sağir’e baktığımız zamân orada balık meselesi İmâm Muhammed’e suâl edildiğinde temiz olduğundan bahsetmiş, namâza mânî olmayacağını ifâde etmiştir. Hatta İbnü Nüceym Hâşiyesinde bu konuyu ele alır. İmâm-ı Muhammed Rahimehullâh’ın bu noktada büyük veyâ küçük balık şeklinde bir ayrıma gitmemesinden dolayı köpek balığı, balina gibi veyâ daha büyük balıkların ebâtında olsun bunların kanının necis olmadığı Hanefî mezhebinde tercih edilen görüş olduğunu ifâde etmiştir. İmâm es-Serahsî Mebsût isimli eserinde mezhebte muhtemel olan kabûl edilen görüşün bu olduğunu ifâde etmiştir.

Merhûm İbni Nüceym bu görüşü teyit etme sadedinde “balığın kanı bildiğimiz anlamda gerçek bir kan değildir” diyor. Normal bir kan aktığı zamân ve zamân da geçtiğinde siyahlaşır, pıhtılaşır oysa balık kanı zamân geçtikçe beyazlaşır, pıhtılaşmaz. Normal kan gibi kara hayvanlarındaki kan gibi pıhtılaşma ve siyahlaşma söz konusu değildir. Bunun da ona hukûken necis kabûl ettiğimiz kan konumunda olmadığı ifâde edilir. Sâdece bu tahlil ile yola çıkmak belki doğru olmayabilir ancak mezhep imâmlarımızdan özellikle İmâm-ı Muhammed'den bu konuda genel bir naklin bulunması ve mezhebte de tercih edilen görüşün bunu temiz olduğu hüküm verilmesidir. Neticede tartışmalı bir konudur. Her ne kadar sahîh olan görüşe göre “temizdir” görüşü ağır bassa da ihtiyât sadedinde kaçınılmasını tavsiye ederiz.

Balıkçılıkla meşgûl olan kardeşlerimize tavsiyemiz bir önlük kullanırlar üzerlerine kan vesâir sirâyet etmesinde önlüğe gelir namâzlarını ise normal temiz elbiseleriyle kılarlar. Buna rağmen eğer vücutlarına veyâ elbiselere temâs edecek olsa da Hanefî mezhebinde sahih kabûl edilen görüşe göre bir zarârı yoktur.
“İster çok olsun ister az olsun, ister büyük balık olsun ister küçük balık olsun, her hâlükârda bunun kanının kişiyi pisletecek ve namâza mâni olacak şeklinde değerlendirilmeyeceği esâs kabûl edilmiştir” deriz.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki