Bir sonraki


91-Cemâatle namâz kılarken hocamız kırâati yanlış yaptı,cemâat hocayı düzeltti. Doğru olan nedir?

215 Görüntüleme
Lâlegül TV
52
Yayınlama Tarihi 12 Oct 2018 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Cemâatle namâz kılarken hocamız kırâati yanlış yaptı arkadaki cemâatten bâzıları hocayı düzeltti ve namâza devâm ettik. Namâzımızı bir daha i’âde etmemiz gerekeceğine dâir cemâat arasında ihtilâf çıktı ve i’âde ettik bu konuda doğru olan nedir?

Namâz kılan kimse namâzda kıraat ederken kıraatında bir hata vukû bulsa bu hata yerine göre namâzı bozabilir. Buna “zelletü’l-kâri” (kıratta vukû bulan bir kata) diyoruz. Hocaefendi kıraat yaparken sekteye uğradı, durdu veyâ başka bir âyet-i kerimeye atladı. O esnâda cemâat onu düzeltti o tekrârdan geriden aldı ve düzgün bir şekilde okuduysa böyle bir namâzın i’âde edilmesinin gerektiğini söyleyen hiç kimse yoktur, zâten namâz yerinde olmuştur veyâ İmâm Efendi’nin aklına kıraatin gerisi gelmedi arkadan birisi ona kıraatını açtı ve İmâm Efendi devâm etti. Eğer hata yapmışsa veyâ belli bir zamân beklemişse en azından farzın tehirinden dolayı sehiv secdesi gerekecektir ki farzın tehiri vâcibin terki olacaktır. İmâm Efendi kıraat esnâsında unuttu, devâmını getiremedi arkadan biri açtı ve devâm etti bunda sehiv secdesine gerek yoktur.

Eğer namâzı bozmayı gerektiren bir hata ise yani Kur'ân okurken, kıraat yaparken öyle bir takım kelimeler telaffuz etti ki bu telaffuzu sebebiyle namâz tamamıyla bozuldu. Bu durumda tekrârdan geriye dönüp düzgün bir şekilde kıraat yapsa namâzı sahihe intikâl eder mi etmez mi? “Zelletü’l-kâri’nin” (kıratta vukû bulan bir kata) hangisinin namâzı bozup, hangisini bozmayacağı İmâmlar arasında tartışmalı bir konudur. Bâzıları sadece manâya bakar yani manânın bozulması durumunda namâzın bozulacağına gider, bâzıları ise manâdan da öte aynısının Kur’ân-ı Kerîm'de başka bir yerde var olup olmamasına bakar. Olması gereken kelimenin yerine başka bir kelime okudunuz ama o kelime Kur'ân'da yine var olan bir kelimedir. O zamân bu kişinin tekrârdan geriye dönüp düzgün bir şekilde okumasında namâzını kurtarır dememiz mümkündür ki bununla alakalı kaynaklarımızda ifâdeler de vardır.

İmâm Efendi kıraat yaparken öyle bir hata yapıyor ki o hata manâda taban tabana farklılık ifâde ediyor ve hiçbir kurtarır tarafı yok yani “mahreç birliği” yok, aynısından Kur'ân'da hiçbir yerde yok, bu şekilde sıfır alaka diye tabîr ettiğimiz ittifakla (herkese göre) namâzın bozulacağı gerektiren bir hata yapacak olsa tekrârdan geriye avdet edip kıraatını düzgün bir şekilde okusa namâzı sıhhate döner mi dönmez mi? Buna vereceğimiz cevap “kıraatta vukû bulan bu hata namâzı bozarsa bu namaz bâtıl oldu” demektir. Bozulan bir namâzın tekrârdan sıhhatine intikâli mümkün değildir! Bu namazda bir kimsenin konuşması gibidir.

Bir insan namâzda olduğunu unutarak dünya kelâmı konuşacak olsa bu kişinin namâzı bozulur sonra hatırlayıp da “tekrardan Kur'ân okumaya devam etse kaldığı yerden devam et” denmez! Kişi namâzda amel-i kesir (namâzını bozacak bir eylemde) bulunsa sonra tekrârdan kaldığı yerden namâzına devâm etse, namâzı sahîh olmaz. Namâzın bozulma korkusundan dolayı kişinin acele etmesi gerekli olabilir. Eğer kurtarır tarafı varsa veyâ İmâmlar arasında ihtilâf edilen bir konu ise “düzeltilse de namâzı sahihtir” denir. Sahîh olmayacak derecede namâzının bozulduğunda bir ittifâk oluşmuşsa bu durumda geriye avdet edecek olursa da bu kişinin namâzı sahîh olmayacaktır, bozulmuştur. Bu sebeple “İmâm Efendi’nin kıraata geri dönmesi, bâtıl olan (bozulan) bir namâzın sahîhe intikâl etmesi” anlamı taşımamalıdır.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki