Bir sonraki


106-Bir bayan olarak “Boşanma hakkına sâhip olmam şartıyla” nikâh kıydık.

40 Görüntüleme
Lâlegül TV
52
Yayınlama Tarihi 01 Mar 2019 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Bir bayan olarak eşimle nikâhımız kıyılırken sıra bana geldiğinde “boşanma hakkına sâhip olmak şartıyla” kabûl ettiğimi söyledim. Bu söz karşısında eşim bir şey söylemedi ve nikâhımız kıyıldı. Benim boşama hakkım var mıdır?

“Tevfîk-i talâk” (boşama hakkını kadına ısmarlamak) kitaplarımızda yer alan bir meseledir. Yanlış bilinen ve yanlış algılanan meselelerden bir tanesidir. İslam fıkhı boşama hakkını erkeğe vermiştir, bunun birçok hikmetleri de vardır. Bunun yanı sıra kadın için de bazı haklar vermiştir. Bu haklarını kullanmak sûretiyle de var olan evliliğin bitirilmesi noktasında bir takım, fiiliyât ve eylemlerde bulunabilir.Bunlardan bir tanesi de kadının boşanma hakkına sahip olması, kocasından böyle bir hakkı almasıdır. “Erkeğin böyle bir hakkı hanımına tevdî etmesi (bırakması) böyle bir hakkın erkeğin elinde kalmaması anlamına gelmez.

“Erkeğin böyle bir hakkı hanımına tevdi etmesi (bırakması) böyle bir hakkın erkeğin elinde kalmaması anlamına gelmez. “Erkeğin boşama hakkını hanımına vermesi” bir nevî vekalettir, erkeğin hakkında bir soyutlanma söz konusu değildir, erkeğin hanımına böyle bir yetki vermesi erkeğin boşayabilme niteliğini elinden almaz, boşama yetkisine sâhiptir. Kadın erkek nâmına kendini boşar, erkeği boşayamaz. Yine boşanacak olan kendisidir.

Böyle bir hakkın kadına verilmesi ya nikâhtan sonradır ya da nikâh ânındadır. Nikâhtan sonra olması 1- Mutlak anlamda, “dilediğinde kendini boşayabilirsin” şeklinde hanıma yetki vermektir. Böyle denildiği zamân kadın dilediğinde kendisini boşama yetkisine sâhiptir ama bu yetkiyi “ben seni boşadım” şeklinde değil de “kendimi boşadım” şeklinde kullanmalıdır. Burada bir vekâlet- müvekkil ilişkisi vardır. Diğer vekâletten farkı ise müvekkil vekilini azledebilir ama tefviz (kadına kendini boşama hakkı verme) noktasında erkek hanımına genel bir yetki verdiyse onu azletme yetkisi yoktur.
Erkek mutlak söylemişse “kendini boşa veyâ kendini seç” tarzında bir ifâde kullanmışsa bu meclis ile mukayyettir. O mecliste kadının ifâdesi ile o talâk vâkî olur veyâ olmaz. O meclis dağıldıktan sonra artık kadının böyle bir yetkisi kalmayacaktır. Nikâhın başında akit yapılırken böyle bir yetkinin hanıma verilerek yapılması noktasında ilk söze başlayan erkek veyâ kadın olursa sonuçlar farklı olacaktır. Şöyle ki; bir erkek hanıma “boşama yetkisini sana vermek sûretiyle seni hanımlığa kabûl ettim, bu şekilde seninle evleniyorum” derse (icabı erkeğin başlatması) ve kadın da kabûl edecek olursa bu durumda nikâh geçerli olur ama kadının kendisini boşama yetkisi olmaz.

İlk söze (icâp) kadın başlayacak olursa “ben boşama yetkisine mukâbil veyahut 1 talâk-ı bâin ile ‘kendimi boşama’ yetkisiyle berâber bu evliliği kabûl ediyorum” şeklinde bir icapta bulunsa ve bu icabı erkek de olduğu gibi kabûl edecek olsa, nikâh sahih olur ve kadının kendisini boşama yetkisi olacaktır. Burada ilk söze başlayanın kim olduğu önemlidir.

Erkek icapta bulunduktan sonra sıra kadına geldiğinde, icap mukâbilinde bir şart öne sürerek kabul ediyor. Devâmında ise “erkek bir şey söylemedi” diyor. Dolayısıyla son konuşan kadın, bu hakka sâhip olmak sûretiyle konuşmuş oldu. “Erkeğin buna sükût etmesi yeterli midir” meselesine geldiğimizde, nikâh bâbında sükût yeterli değil illâ ki o irâdeyi ifâdeye dökmek gerekecektir. İcap ve kabûlün gerçekleşmiş olması gerekir.

Burada söze ilkten kadın başlayıp, erkek bu şartla kabûl edecek olursa kadının boşama hakkı olur, kendini boşanma hakkı olur. Burada ciddi anlamda farklılıklar olacağı için sonuçlarda da ciddi anlamda farklılıklar olacaktır. Vekâlet noktasında bu “karşı tarafın hakkını komple ondan almak” demek değildir, onun yetkisini kendinde kullanabilmendir. Dolayısıyla bir erkek hanımını üç talâkla boşayabiliyor ise üç talâkla boşama noktasında hanımına da bu yetkiyi verebilir ve hanımı da bunu kullanabilir ve kocasından almış olduğu yetkiyle kendisini boşayabilir. Bu bir veyâ iki talâk ile de olabilir. Çünkü erkek nâmına bunu yapmış oluyor.

Hanıma böyle bir yetki verdikten sonra azletme hakkınız yoktur. Ya meclis ile mukayyettir (meclis dağıldıktan sonra nihâyete erer.) Ya da genel bir ifâde (dilediğin zamân gibi vs.) kullanmışsa artık o hanımın insiyatifindedir, dilediğinde kendini boşama yetkisine sâhip olacaktır. Orada bir tefviz (kadına kendini boşama hakkı verme) söz konusu ise ve kadın ilk önce söze başlamış erkek de bu şartla kabûl etmişse ve burada da bir genelleme yapılmışsa “dilediğin zaman veya dilediğim zamanda kendimi boşayabilirim yetkisiyle seni koca olarak kabul ettim” şeklinde bir ifâde kullanmışsa, kadının bir yetkisi vardır dilediğinde kendini boşama yetkisine sahip olacaktır.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki