Bir sonraki


105-Anlaştığım sitelerin ürün kataloglarını kendi web sitemde satıyorum. Bu işlem caiz midir?

21 Görüntüleme
Lâlegül TV
52
Yayınlama Tarihi 25 Feb 2019 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

İnternet üzerinden satış yapıyorum. Anlaştığım sitelerin ürün kataloglarını kendi siteme koyuyorum. Sipariş geldiğinde ürünü oradan alıp sipâriş veren kişinin adresine gönderiyorum. Bu işlem câiz midir?

Kişinin satın aldığı bir ürünü teslîm almadan satma meselesi mezheb İmâmları arasında tartışmalı ve musâmahalı bir konudur. İmâm-ı Mâlik Rahimehullâh’ın Muvatta eserinde rivâyet edilen Allâh Rasûlü Aleyhisselât-u Vesselâm’ın bir hadîs-i şerîf’i vardır. Bu Hadîs-i Şerîf’te Allâh Rasûlü Aleyhisselât-u Vesselâm “Ta’âmda (buğda, arpa emsâli hubûbâtlarda) tasarrufu” yasaklıyor. Bu hadîs-i şerîf’ten dolayı dört mezheb imâmı hubûbât cinsinden ürünleri teslîm almadan satışının câiz olmayacağı noktasında ittifâk ediyorlar. Ancak bunun dışındaki ürünlerde bu hüküm “geçerli mi değil mi” noktasında görüş ayrılığına gidiyorlar.

İmâm-ı Mâlik Rahimehullâh bu hadîs-i şerîf’i rivâyet ettikten sonra “bu sâdece hubûbâta mahsûstur, hubûbâtın dışındaki ürünlerde bir insan satın alsa ve ona mâlik olsa (kendisine âit olsa) henüz teslim almasa bile onu bir başkasına satmasında herhangi bir mânî olmaz. Sâdece hubûbâtta bu problem vardır” diyor. İmâm-ı Şâfiî ve İmâm-ı Muhammed Rahimehumallâh’a göre bu ihtirâzi bir kayıt değil, bu bir umûm, bütün emvâle (mallara) şâmildir.

Şâfiî fıkhı ve Hanefîlerden İmâm-ı Muhammed Rahimehullâh “Satışa konu olan bütün mallar (hubûbât, menkûl ve gayrimenkûl ayrımı olmaksızın) bir mâl satın alındığında teslîm alınmadan bir başkasına satılmasının câiz olmayacağını söylüyor. İmâm-Ahmed ibn-i Hanbel Rahimehullâh’ın birçok rivâyetinde “ölçülebilen ve tartılabilen mallarda (buğday, arpa, şeker emsâli) bu bir sıkıntıdır ama bunun hâricinde metre hesâbıyla satılan ürünlerde veyâ adediye satılan mallarda ise teslîm almadan tasarrufta bir sıkıntı olmayacağını” söylüyor.

Hanefî mezhebinde ise İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Rahimehullâh ve mezhebte kabûl edilen görüş malların niteliğine göre bu değişmektedir. Şu şekilde bir ayrımı gidiyorlar “Malın helâk olması nâdir olan mallar, helâk olması nâdir olmayan mallar olarak.” Bunu da müteahhir ulemâ “menkul ve gayrimenkul (taşınır ve taşınmal mallar) olarak” ikiye ayırıyor. Eğer bir mâl taşınmaz ise bunun helâk olması nâdirdir. Fevkalâde bir şey olması gerekir. Böyle malları kişi satın alsa daha henüz teslîm almadan hakîki veyâ hükmî teslim gerçekleşmeden ondan tasarruf yapmasında herhangi bir mânî yoktur.

Taşınır mallarda (helâk olması muhtemel olan, nâdir olmayan mallarda ise) akdin fesholma ihtimâline binâen çünkü siz bir ürünü satın aldığınızda teslîm almadan önce satıcının elinde o mal telef olsa, helâk olsa aranızdaki akit biter. Bu sebeple satış yaptığınızda teslîm etmekle mükellef olduğunuz malı teslîm etme imkânınız elinizden kalkar. “Akdin fesholması ve bu kişinin aldanması” oluşmasın diye helâk-ı nâdir ve helâk-ı gayri nâdir şeklinde mesele ikiye ayrılmıştır.

Hanefî mezhebinde ve Mecelle’de fetvâ “menkul ve “menkul ve gayrimenkul (taşınır ve taşınmal mallar) olarak” ikiye ayrılmışken daha sonradan tâdil heyeti Mâlikîlerin görüşünün daha yaygınlık kazanması (hubûbât mal olmamak kaydıyla) satın alındığı zamân kabzetmeden tasarrufuna fetvâ vermişlerdir. Bu konu ictihâdî bir konudur ve Müctehid imâmlarımızın farklı mütâlââları vardır. Daha sonradan gelen fukâhâ bu konuda biraz daha esnek davranmıştır.

Buradaki problem âdiyeti sizde olmayan bir malı satmanızdır. Bu noktada Efendimiz Aleyhisselât-u Vesselâm “Sâhip olmadığın bir malı satma” buyuruyor. Sâhip olmadığın bir malı satma noktasında iki akit türü istisnâ edilmiştir, bu genel kuralın dışında bırakılmıştır. 1- “Selem” diye tâbir ettiğimiz satım akdidir. Bu genel kurala aykırı olarak meşrû olmuş bir akit yapısıdır ki kaynaklarımızda Efendimiz Aleyhisselât-u Vesselâm’ın izni olduğu, bunun câiz olduğu beyân ediliyor. 2- Sipâriş akdi. Bu iki akdin dışında âidiyeti sizde olmayan bir ürünü satma imkânınız olmaz.

Bunun yolu internet üzerinden yapılan alışverişlerde “selem” yoluyla yapılabilir. O zamân selem akdinin şartlarını aramamız gerekir. En başta paranın peşin olması ve mâlın mislî mal (piyasada her dâim bulunabilen mallardan) olabilmesidir. Eğer selem şartları bulunmuyorsa o zamân kendi nâmına değil o kişi nâmına satış yapmalıdır. Ortada “iki akit mi var yoksa tek akit mi var” bakılır. O yüzden burada eğer böyle bir işlem yapılıyorsa bu konuyla iştigâl eden kardeşlerimizin buna dikkat etmesi gerekir.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki