Bir sonraki


104-Yakın zamanda çok şiddetli dolu yağdı aracım hasar gördü. Zararı otoparkçıya ödetebilir miyim?

108 Görüntüleme
Lâlegül TV
54
Yayınlama Tarihi 14 Feb 2019 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Ücret karşılığında aracımı otaparka çekiyorum. Yakın zamanda çok şiddetli dolu yağdı. Bu sebeple aracım hasar gördü. Zarârı otoparkçıya ödetebilir miyim?

Bir iş yapmak üzere kirâladığınız kişiye bir emtiâ (mal) teslim ettiğiniz zamân o mal kişinin kendi gayretiyle, kast etmesiyle helâk edilecek olursa elbette bedelinin ödenmesi gerekir. İster husûsî bir işçi isterse de umûmî bir işçi olsun fark etmez. Eğer kendi dahliyle bir işlem yaparak onu helâk etmişse zarârı ödemelidir. O mal kendiliğinden helâk olmuşsa (kendi malı gibi muhâfaza ederken hırsız tarafından çalınması veyâ başka nedenlerle yok olması) bu durumda fukahâ meseleyi “umûmî ve husûsî işçi” olarak ikiye ayırıyor.

Eğer husûsî işçilerdense (bakkalın, terzinin, tamircinin yanında çalışan çırak vs.) bu durumda bu kimsenin gerek amelinden kaynaklı (kasıt olmaksızın) gerek ameli olmadan (kendiliğinden) olsun hiçbir şekilde ödeme sorumluluğu yoktur. Hanefî mezhebinde bu nokta İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe ile İmâm-ı Ebû Yûsuf Rahimehumallâh arasında farklı görüş olan bir meseledir. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Rahimehullâh “bu mal emânet kabilindendir, kendi kusûru olmadan kenarda beklemek suretiyle helâk olursa bu durumda ödeme sorumluluğu yoktur.

: İmâm-ı Ebû Yûsuf Rahimehullâh ise “ister amelinden kaynaklı olsun ister amelinden kaynaklı olmasın karşı taraf ürünü işlem yapması için bu kişiye getirmişse sâdece muhâfaza etmesi için değil, iş yapması üzerinedir. Dolayısıyla bu kişi bunu ücret karşılığında yaptığı için kendi ameli olmadan da helâk olursa ödemek zorundadır” diyor ki burada bir istihsân yapıyor. Kaynaklarımızda bu noktada İmâm-ı Ebû Yûsuf’un görüşüyle hareket ediliyor.

İmâm-ı Ebû Yûsuf bâzı durumları istisnâ ederek “kişinin kendi ameli olmadığı halde helâk söz konusu olduğunda bu helâk eğer âmmeye (kamuya) taallûk eden bir işlem netîcesiyle olursa (umûmî bir yangın, sel, terör saldırısı vb.) nâdirâttan şeylerde mes’ûl değildir” diyor. Bu kurallar doğrultusunda soruya bakacak olursak otoparkçıyla bu kişi arasındaki diyalog icâra (kirâ) akdidir. Bir başkası da otoparka aracını çektiğinden “umûmî ecir” konumundadır.

Otoparkçının kendi dahliyle (park ederken, ileri-geri alırken) aracı vurması vs.durumunda zarârı ödeyeceği âşikârdır, ittifâkîdir. Gerek İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’ye gerekse İmâm-ı Ebû Yûsuf Rahimehumallâh’a göre bu böyledir. Ancak kendi ameli olmadan helâk olursa (hırsızın arabayı çalması vs.) bu durumda İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe’ye göre bir şey gerekmese de İmâm-ı Ebû Yûsuf’a göre zarârı ödemesi gerekir.

Arabayı otoparkçıya muhâfaza olması için verdiğinizden mala gelecek olan zarârın her hâlükârda ödenmesi gerekecektir ama bu zarâr umûma taallûk eden (sel, terör vs.) İmâm-ı Ebû Yûsuf’un görüşü de esâs alınarak biraz daha musâmahalı davranmak gerekir. Buradaki muhâfaza hırsızlığa karşıdır, yukarıdan gelecek olan yağmura karşı değildir.

Kapalı otopark diye araç verildiyse ama araba açık bir yere koyulduysa veyâ kapalı alana koyma imkânı varken açık bir alana koyulduysa (muhâfazaya yönelik taksîr söz konusuysa) durum farklı olacaktır. O yüzden tavsiyemiz bu gibi durumlarda ikili münâsebetle berâber bilen bir hocaefendiye sorarak her iki tarafı da dinleyerek bir netîceye varmaktır.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki