Bir sonraki


101-Babamın nisâb mikdârını aşan iki arsası var. Arsalarda ekim yapılmıyor. Zekât düşer mi?

392 Görüntüleme
Lâlegül TV
55
Yayınlama Tarihi 10 Jan 2019 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Babamın iki arsası var. Bir arsayı 1994’te diğerini 2005’de aldı . Bu arsalar nisâb mikdârı değerinden fazla. Ekim yapılma maksadıyla da kullanılmıyor. Diyânet Fetvâ Kurulu zekât düşmez deyince 2005’ten bu zamâna kadar arsaların zekâtı verilmedi. Hükmî olarak bu arsalara zekât düşer mi?

Bir mala zekât düşebilmesi için sınıflandırmalar vardır. 1- Altın, gümüş, para veyahut urûz dediğimiz al-sat yapılan mallardır. 2- Arâzî mahsûlü dediğimiz öşür mallarıdır. 3. Yaylım hayvanları dediğimiz sâime hayvanlarıdır. 4. Rikâz (yer altından çıkan mâdenler).

Kardeşimiz ticârî gaye olmaksızın arsa alındığını söylüyor. Ticârî demek oradan para kazanmak demek değildir. Ticârî demek bizâtihî al-sat yapılan mal demektir. Buna fıkıh dilinde nemâ (artıcı olma) deniliyor. 1- Hakîkî olarak artıcı olması 2- Hukmî olarak artıcı olması. Hukmî olarak artıcı olması potansiyeldir, bilkuvvedir, bilfiil değildir. Bu da paradır, altındır, gümüştür.

Paranın bizâtihî kendisi ayn (maksûd) değildir, o bir araçtır. Dolayısıyla bir insanın kenarda nisâba taalluk eden bir parası varsa o parayla aktif ticâret yapmasa da bilkuvve o potansiyel vâr olduğu için hukmî nemâ var denir ve senesi döndüğü zamân zekâtını vermesi gerekecektir. Paranın dışındaki mallarda ise hukmî değil hakîkî nemâ olması gerekir. Hakîkî nemâda ise aktif olarak al-sat yapılan mal olması gerekir. Arsanın ekilip biçilmesinde zekât gerekmeyecektir, ekip biçmek çıkan mahsûlün zekâtına taalluk edecektir. Ayndan para kazanmak o malı ticârî mâl yapmaz.

Bu kardeşimiz eğer arsa ticâreti yapıyorsa bu tıpkı bakkalın reyonundaki ürünler gibi olacaktır velev ki satamasa bile zekâta tâbi olacaktır. “İleride para ederse satacağım, birikimimi değerlendirmiş olayım” tarzındaysa bu ticârî mâl olmaz. Bu kenarda yatan bir maldır. O her ne kadar prim yapsa da, değeri artsa da düşse de önemi yoktur. Bu zekâta tâbi olan bir mâl değildir. Sattığı (paraya çevirdiği) zamân sene içerisinde elde edilen mal kabilindendir. Zekâtını verdiği zamân aralığına denk gelirse o zamân zekâtını verecektir. Şâyet denk gelmiyorsa, parayı da bir şekilde elinden çıkardıysa zekât vermesine bile gerek kalmayacaktır.

Zekât verilirken her bir paranın üzerinden yıl geçmesi değil nisâbın üzerinden yıl geçmesi gerekecektir. O yüzden arsa, tarla emsâli şeyler bizâtihî ticârî mal (bir adamın işi emlakçılık vs.) olmadıktan sonra netîce itibarıyla zekât verme mükellefiyyeti söz konusu değildir. Ticâret bir fiildir, fiil olması hasebiyle mücerret niyyet yeterli değildir.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki