Bir sonraki


100-Vâdeli altın almanın harâm olduğundan bîhaberdik. Fakat almış bulunduk . Şimdi ne yapmalıyız?

192 Görüntüleme
Lâlegül TV
55
Yayınlama Tarihi 26 Dec 2018 / Kategori: Bir Soru Bir Cevap

Altının vâdeli alınmasının harâm olduğundan bîhaberdik. Fakat almış bulunduk . Şimdi yapmamız munâsib olan şey nedir? Altını geri mi verelim yoksa parasını hemen ödeyelim mi?

İslâm fıkhında alışverişin birçok çeşîdi vardır. Mebî ve semen itibârıyla taksîmi vardır. Bu taksîmlerden özel başlık olarak ele alınan konulardan bir tanesi de “sarf akdi” dir. Sarf akdinde her iki bedel para olmalıdır. Altın günümüzde olduğu gibi takı olarak para şeklinde kullanılmasa da hılkî (yaratılış) itibârıyla para olarak yaratılmış olması, altın ve gümüş olması ve bu konuda da nâs vârid olduğundan dolayı bunların birbirleriyle trampası veyâ karşılığında satım bedelinin verilmesine “sarf akdi” deniliyor. Normal alışveriş gözüyle bakılmıyor. Böyle olduğundan dolayı aynı cinse hem eşit, hem peşin olması farklı cinste ise eşit olması şart olmasa bile peşin olması şart olacaktır.

Kardeşimiz vâdeli bir alışveriş yaptığından bahsediyor ki bu câiz değildir. “Riben-nesâ“ dediğimiz fâiz olayı câri olur. Burada güzel olan akdi bozmaları sonradan peşin olarak ikinci bir akitle bu işlemi yapmasıdır. Karşı taraf bunu kabûl etmiyorsa tevbe etmekten başka bir şey gelmez. Borcu da bir an önce kapatarak alacak vereceğin kalmaması gerekir. Fâsit akitlerde “Pişmanlık” noktasında her iki tarafın da duyarlı olması gerekir ki ortadan kaldıralım. Tek tarafın duyarlı olması karşı tarafın kabûl etmemesi durumunda akdi bozma yetkimiz olmayacaktır. Vâdenin müşahhas olarak alınıp tasadduk edilmesinden bahsedemeyeceğimiz için tapılacak bir şey yoktur, “tevbe-istiğfâr etsin” ve bir daha bunu yapmamaya azmetsin.

Daha fazla göster
0 Yorumlar sort Göre sırala

Bir sonraki